100 günlük eylem planı, kadınların hak kayıplarının günlüğü gibi!

Sevda Karaca

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer tek adam sisteminin programını oluşturan 100 Günlük Eylem Planını kadınlar açısından değerlendiren 8 sayfalık bir rapor hazırladı.

Rapor, tek adam kabinesinin farklı bakanlıklarının 100 günlük eylem planlarının kadınlara ilişkin maddelerinin taranması ile oluşturulmuş. Bu tarama gösteriyor ki 100 günlük eylem planı kadınlar bakımından ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan bir “hak kırpma” listesi. Çakırözer yorumlarıyla, AKP’nin kadını ekonomik ve toplumsal hayatta yok sayan 16 yıllık politikalarının güçler ayrılığının, yargı bağımsızlığının ortadan kaldırıldığı ‘tek adam sisteminin’ programını oluşturan 100 Günlük Eylem Planında da aynen sürmekte olduğunu ve bu eylem planının uygulanmasıyla kadınların daha büyük bir şiddet ve işsizlik sarmalına mahkum bırakılacağını anlatıyor.

ÇÖZÜM YOK, HAK KISINTISI ÇOK

Eylem planında kadınların yaşam hakkını ortadan kaldıran şiddete yönelik koruyucu ve önleyici hiçbir tedbire yer verilmiyor. Kadınların istihdam dışı kalmalarına neden olan engellerin kaldırılması için gerekli ‘nitelikli kreş hizmetinin sağlanması’ gibi hedefler AKP seçim programlarında olmasına rağmen Eylem Planına konmamış. Benzer biçimde, yine AKP’nin seçim programlarında yer alan organize sanayi bölgelerine kreş açılması, kadın girişimciliğinin desteklenmesi, şiddet önleme merkezlerinin geliştirilmesi gibi sözlerinin hiçbiri eylem planında yok.

 

Peki ne var eylem planında? Kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin daha da artmasına neden olacak çeşitli düzenlemeler… Örnek mi? Boşanmış çiftlerde ‘nafaka’ ve ‘çocukların teslimine’ yönelik yapılacak yasal değişiklikler…

ŞİDDETE ÇÖZÜM YERİNE ŞİDDETİ ARTTIRAN DÜZENLEMELER

Çakırözer bu yasal değişikliklerin sonuçlarını raporda şöyle yorumluyor: “Eylem planında Adalet Bakanlığının öncelikleri arasında yer alan ‘İcra müdürlükleri vasıtasıyla gerçekleştirilen çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki tesisine yönelik ilamların icra sistemi dışına çıkarılarak ücretsiz bir şekilde gerçekleştirilmesi’ düzenlemesi ilk bakışta iyi niyetli bir düzenleme gibi gözükmekle birlikte kadın örgütlerinin tamamında endişe yaratmakta. Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki tesisi işlemlerinin, icra daireleri yerine ‘özel merkezler’ aracılığıyla yapılması düzenlemesinde, kolluk gücü ve pedagog varlığının ortadan kaldırılması halinde, boşanan kadınlar rahatlıkla kontrolsüz erkek şiddetiyle karşı karşıya bırakabilecektir. Türkiye’de kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin yarıdan fazlasının boşanmalar sırasında ya da sonrasında yaşandığı düşünülürse, bu uygulamanın hayata geçmesinin kadına yönelik şiddeti daha da artırması büyük olasılık gözükmekte.”

Benzer biçimde eylem planında kadına yönelik şiddeti arttırabilecek konulardan bir başkası da ‘nafaka’ uygulaması konusunda yapılması düşünülen yeni düzenlemeler. Biliniyor; son yıllarda AKP sözcüleri değişik platformlarda nafaka sistemini tartışmaya açarak, boşanmış kadınların en önemli ekonomik güvencelerinden birisi olan “süresiz yoksulluk nafakasını” kaldırmak niyetinde olduklarını açıkça beyan ediyorlar. Eylem Planında da bu niyet “nafaka sistemin adil hale getirilmesi hedefi” olarak ilan edilmiş durumda. Böyle bir düzenleme, kadınları ekonomik olarak güçsüzleştirecek belki de şiddet gördükleri bir evliliği sürdürmek zorunda bırakacak ve baba, eş, sosyal yardımlara bağımlı hale getirecek.

KADIN İSTİHDAMI BÜTÇESİ KİME HARCANACAK?

Rapor, kadın istihdamının eylem planında nasıl yer aldığını da ayrıntılı bir biçimde inceliyor. 100 günlük eylem planı, kadın işsizliği ve çözümü konusuna yok denecek kadar az yer veriyor; hatta 24 Haziran seçimleri sürecinde meydanlarda ve ekranlarda bas bas bağırılarak reklamı yapılan ‘300 organize sanayi bölgesinde kreş açılması’ vaadinden tek bir cümlede bile bahsedilmemiş durumda. Kadın istihdamının arttırılmasına yönelik olarak eylem planında Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından “kadın, genç ve engellilerin daha fazla istihdama katılması için 1 milyar 84 milyon ilave destek sağlanacağı” şeklinde genel bir ifade yer almakta. Ancak bu bütçenin nasıl sağlanacağı, ne kadarının kadınlar için harcanacağı ve kimleri hangi kriterlere göre istihdama kavuşturacağı konusunda hiçbir bilgi yer almıyor. 16 yıllık deneyimimiz ise bize kadın istihdamının arttırılması için ayrılan bütçelerin çoğunlukla patronlara teşvik ve hibe olarak harcanırken, kadın emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarında tek bir iyi değişiklik bile yaratmadığını gösteriyor.

ÖNCE KADINLAR VE ÇOCUKLAR!

Utku Çakırözer 100 günlük eylem planını bir “seyir defteri” olarak yorumluyor. Bu seyir defterinin sayfalarının ekonomik kriz takviminin de sayfaları olduğunu hatırlamak gerek. Krizin lafını bile etmenin “vatan hainliği” sayıldığı günlerde yazılıp millet huzuruna çıkarılan eylem planı AKP iktidarlarının devamı niteliğindeki ‘Tek adam’ yönetiminin kadın işsizliğinin azaltılması, kadın istihdamının artırılması, kadına yönelik şiddetin önlenmesi, kız çocuklarının eğitime erişiminin ve kadın okuryazarlığının arttırılması, kadınların sosyoekonomik refahının yükseltilmesini ima edecek bir cümleyle bile içermiyor.

Rapor bize bir kez daha gösteriyor ki bu seyir defteri, “Hepimiz aynı gemideyiz” diyen kaptanın süslü kamaralardaki patronları kurtarma günlüğü gibi; emekçi kadınlar ve çocuklar ise, kriz durumunda ilk gözden çıkarılanlar olarak çoktan ilk sayfaya yazılmış bile.

Bu yazı Evrensel.net alınmıştır.

Share