Dilşat Canbaz Kaya: Sokaktaki mücadelem Meclis’te de sürecek

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul 3’üncü bölge adayları arasında bulunan Dilşat Canbaz Kaya, 20 yılı aşkın siyaset geçmişine sahip sosyalist bir kadın. HDP’nin sol sosyalist bileşenlerinden biri olan Sosyalist Meclisler Federasyonu’nun kurucu üyelerinden olan Kaya, 1996 yılından bu yana uzun yıllar mücadelenin birçok alanında faaliyet yürüttü. Canbaz, 2008’den bu yana Demokratik Kadın Hareketi’nin (DKH) genel sözcülüğünü yapıyor.

‘ESAS MÜCADELEM AİLEMDE BAŞLADI’

Uzun soluklu bir mücadele geçmişi bulunduğunu söyleyen Kaya, kendisinin topluma dayatılan kadınlık rollerinin dışında tutan bir yerden baktığını belirterek, “Kadın olmanın getirdiği zorluklarla beraber siyasetin içinde toplumun bir parçasıyız. Toplumun ezberlenmiş rollerinin dışına çıkan bir kadın kimliğim var. Erzurumluyum. Kemalist bir aileden geliyorum. Esas mücadelem kendi ailem içerisinde ve bana öğretilen ezberletilmiş rolleri reddederek başladı. ‘Kadınız, isyan doğururuz’ sözünün kendime fazlasıyla uygun olduğunu düşünüyorum. Çünkü çok uzun yıllar mücadele ederek buraya geldim. Şimdi de 2018 seçimlerinde demokrasi güçleriyle beraber halkların ortak örgütlü mücadelesini yürütmek için bugün HDP’deyim.”

‘SEÇİM ÖNEMLİ BİR YERDE DURUYOR’ 

Türkiye’de açık bir faşizmin uygulandığını belirten Kaya, bunun en büyük yansımasının da kurulan AKP-MHP ittifakıyla kendisini gösterdiği görüşünde. Kaya, “AKP- MHP, açık faşizmi yaşatmaya çalışıyor. Artık ayrı iki kutup var. Bir tarafta muhafazakar AKP–MHP ve onun gerici yanlarının yansıdığı kutup, bir tarafta da yıllardır ihtiyacı olduğunu düşündüğümüz demokratik, sol sosyalist, yurtsever hareketin de içerisinde yer aldığı keskin bir kutuplaşma. Faşizm üzerine kurulan ittifakların çok uzun soluklu olacağını düşünmüyorum. Bugün ekonomik kriz kapıda, yaklaşan emperyalist savaşların bir parçası olmasından kaynaklı AKP bugün Cumhur İttifakını kendilerine dayattı. İşte tam da bunun için bu seçim, bizler ve halklarımız açısından önemli bir yerde duruyor” diye konuştu.

‘SOKAKTAKİ MÜCADELE MECLİS’TE DE SÜRECEK’

HDP ve onun izlediği kadın politikasına da dikkat çeken Kaya, en fazla kadın vekil aday sayısıyla Meclis’e göz kırptıklarını belirterek, şöyle devam etti: “Erkek egemen sistemin kadını yok saydığı, kimliksizleştiği bir yerde bulunduğumuz her alanda yürüttüğümüz mücadeleyi Meclis’te kadın çoğunluğuyla yapacağız. İlk sıradaki adayların kadın olması önemli bir yerde duruyor. Çünkü çok daha fazla kadın sözünü söyleyecek demek. Doğru bir politika olduğunu düşünüyoruz kadın mücadelesi açısından. Kadın vekilleri tutuklayarak, vekilliklerini düşürerek siyasette önümüzü kesmeye çalışanlara sokaklarda, ‘kadınlar birlikte güçlü’ diyerek cevap olduk. Meclis’te de aynı cevabı vereceğimize inanıyorum. Bu inançla da bugün biz kadınlar HDP’deyiz” dedi.

‘HALKLARIN ÖZLEMİNİ ÇEKTİĞİ BİRLEŞMEYDİ

HDP’nin sol sosyalist güçlerle izlediği siyasetin Türkiye ve bölge halkı açısından çok önemli bir yerde durduğunu söyleyen Kaya, bu durumun ise uzun yıllardır halkların özlemini çektiği bir birleşme olduğuna vurgu yaptı. Kaya, “Bugün birleşik mücadeleye çok ihtiyaç var. Bugün Kürdistan’da çok ihtiyaç var. Türkiye ayağında; kadın mücadelesinde, gençlik, inanç, LGBTİ bireyler açısından ihtiyaç var. O yüzden kaçınılmaz bir şeydi” dedi.

‘HDP’NİN DEVASA VAATLERİ YOK’

Kaya, HDP’nin haklar dışında bir şey vaat etmediğini belirterek, şunları söyledi: “HDP, bugün kadının özgür politika yürütmesini, gençliğin bilimsel anadilde eğitimini, sömürüsüz emek alanını savunuyor. HDP, diğer burjuva siyasetler gibi büyük vaatlerle değil; gerçekçi, yalın ve en önemlisi halkların istediklerini vaatler ediyor. Ortakça, herkesin renginin bir arada olduğu bir yaşam ve dünya istiyoruz. HDP de bunun garantisini veriyor. Halklardan bir farkımız yok. Bu kadar krizin yaşandığı bir ülke ve toplumdan geliyoruz. Özelde de kadın olmanın getirdiği vaatlerimiz aslında halkla aynı. HDP’nin devasa vaatleri yok. Biz zaten oradaki insanlardan bir tanesiyiz. Değişecekse hep beraber bizimle değişecek. Bütün kadınlarla, halklarla, ezilen Kürt ulusuyla, etnik kimliklerle, inançlarla öğrencilerle değişecek. Bugün kadın katliamlarına karşı mücadelemiz, erkek adalet değil; gerçek adalet talebimiz, çocuk istismarlarının yaşanmadığı bir ülke özlemimiz bu halkın talepleri ile aynı. Bu taleplere de birlikte cevap olmaya adayız.”

‘HALKIN ÖNCÜLÜĞÜNÜ YAPTIĞI BİR ÇÖZÜM’

Kürt ulusunun kendi kaderini tayin hakkının öncelikle ele alınması gerektiğini belirten Kaya, geçmiş çözüm süreci pratiğini de hatırlatarak, “Demokratik çözüm dediğimiz çözüm, Kürt halkının kader tayin hakkıyla beraber kendi kimliği, kendi diliyle ve rengiyle olacak. Halkın öncülüğünü yaptığı bir çözümle mümkün” dedi.

SANDIKLARA SAHİP ÇIKMA ÇAĞRISI 

Kaya son olarak özelde kadınlara ve tüm halklara hem oylarına hem de sandıklara sahip çıkma çağrısında bulunarak, “Tek adama karşı, tek tipe karşı yaşamımızdaki tekleşen her şeye karşı bugün kadınlar olarak bulunduğumuz her alanda mücadele verelim. 24 Haziran’ı yaşamı ve ülkeyi değiştirebileceğimiz bir adım olarak görmek gerekir. Herkesin HDP ile yol yürümesini istiyoruz” diye konuştu.

(MA)