ADHK: ‘Efrin’de yanan Newroz ateşi Orta Doğu’yu ısıtıyor! Newroz piroz be!’

Mezopotamya halklarının zalimlere, Krallıklara, hanedanlara, Șah ve Padișahlara karșı ayaḡa kalkıp kendi kaderlerini deḡiștirme günü olan Newroz’u, 21. yüzyılın gerici fașist diktatörlüklerine karșı da ayaklanma ve kendi kaderlerini kendi belirleme bayramı olarak kutlayacaklardır.

İnsanlıḡın ҫeșitli kültürlerine yataklık eden, yine insanların, dünyanın farklı bölgelerine geҫiș yolu olarak da kullandıḡı Mezopotamya, sömürgeciliḡin ortaya ҫıkıșıyla birlikte; sömürgecilerin de ilgi odaḡı ve paylașım kavgalarının zaman zaman duraksamalar gösterdiḡi ama hiҫ sona ermediḡi bir coḡrafya olagelmiștir. 21. yüzyılın bașlarından itibaren Mezopotamya ve Orta-Doḡu’ya yeniden müdahale gerҫekleșmiș ve hala da sürmektedir. Bu müdahale, bir yandan mevcut rejimleri yeniden dizayn etme hedefiyle gerҫekleșirken; sürecin kendi iҫinde getirdiḡi deḡișiklikler farklı emperyalist devletlerin ve yerel fașist rejimlerin de egemenlik elde etme savașını gündeme getirdi. Daha önceki savaș deneyimlerinden dersler ҫıkaran emperyalist devletler, bölgede kendi örgütlediḡi ҫeteler aracılıḡıyla ҫatıșmalar yaratmakta ve yüzbinlerce insanın ölümüne, yaralanmasına ve milyonlarca insanın yerini yurdunu terketmesine sebep olmaktadırlar. Bölgede yașayan ҫeșitli uluslardan halkların canı ve kanı üzerinden iktidarlarını koruyan efsanedeki gibi bir Dehak deḡil, Dehaklar bulunmaktadır. Ayrıca bölgedeki Dehakların efendileri, senaryo yazarları, kanlı savaș oyunlarının yönetmenleri emperyalist haydutlar da var.

Emperyalist haydutların ve bölgedeki ușak gerici fașist diktatörlüklerin egemenlik elde etme savașı,  günümüzde, Suriye üzerinde yoḡunlașmaktadır. Amerika, Rusya ve Avrupa emperyalist devletlerinin herbirinin Suriye’deki savaștan kendi leyhlerine bir sonuҫ ҫıkarmak iҫin yürüttükleri savaș stratejisi; bölgede önemli bir nüfusa ve örgütlü muhalif güce sahip olan ve kendi iradesini kendi temsil etmeye ҫalıșan Kürt ulusal demokratik hareketinin ҫıkıșıyla kesintiye uḡramıștır. Bütün bölgeyi ilgilendiren ve ciddi șekilde etkileyen Suriye müdahalesinde ne Esad rejiminin yanında ne de emperyalistler ve ușakları tarafından olușturulan hareketlerin iҫinde yeralmayan Kürt ulusal demokratik hareketi, ayrı bir yol izleyerek bu ҫatıșma ortamından Kürt halkının kendi kaderini kendi belirlemeyi hedefledi.

Emperyalist haydutlar ve onların bölgedeki ușakları Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve İsrail tarafından örgütlenen  Irak ve Suriye’de halkların bașına bela edilen IȘİD, El Kaide, El Nusra vb. gibi  ҫeteler sürüsünü Kürt ulusal demokratik hareketinin bastırılmasına yönlendirdiler, ama Kobane direniși ve daha sonraki dönemde IȘİD’in denetimindeki șehirlerin ҫoḡunun YGP, YPJ ve devrimci enternasyonal güҫler tarafından kurtarılmasıyla birlikte; bölgede sahneye konulan savaș senaryosunda deḡișikliklere gidildi. Sahnede yeralan haydutların kendi aralarındaki ҫatıșma, yerini, geҫici uzlașma rollerine bıraktı. Baḡımsız bir güҫ olarak ve bölgedeki halkların desteḡini alarak fașist ҫetelere karșı savașan ve aynı zamanda halkların ve kültürlerin eșit temsiliyetine , kadının toplumsal yapıdaki rolünün öne ҫıkarılmasına, ekolojinin korunmasına, kolektif üretim ve tüketime dayalı bir yașamı inșayı hedefleyen Rojava devriminin, yașatılmaması konularında görüș birliḡine varan emperyalistler, farklı farklı noktalardan fașist TC hükümetinin Efrin üzerinden Rojava’ya saldırmasına yeșil ıșık yaktılar ve hala da desteklerini sürdürüyorlar. Türk ordusunun Efrin’e yönelik gerҫekleștirdiḡi bombalamalar sonucu onlarca insan yașamını yitirmekte, yaralanmaktadır, ama  O, „insan hak ve özgürlüklerinin ve yașam hakkının savunucusu“ olduḡunu iddia eden emperyalist-kapitalist devletlerin hiҫbiri, bu katliama karșı ҫıkmamaktadır. Bu kısa örnek bize șunu göstermektedir: Emperyalist kapitalist sistemi tehlikeye sokan gelișmeler karșısında; onlar, aralarındaki ҫatıșmalara ara vererek, sözkonusu tehlikeyi bertaraf etme noktasında anlașmaktadırlar.

Amerika ile Rusya 2013-2014’ten bu yana Suriye ve Irak ekseninde anlaștıkları bir planı gerҫekleștirmek istiyorlar. Bu plana göre ; Kürtler ve Araplar nereye kadar gidecek ve örgütleneceḡinin cetveli ҫizilmiștir, bunun dıșına ҫıkana müdahale edilecek ve durdurulmaya ҫalıșılacaktır. Ҫok önemli bir ayrıntı ise; hep, bölgede yașayan halklardan insanların savaș araҫ ve gereҫleri gibi kullanılıp birbirine kırdırılmasıdır. Amerika ve Rusya Türk ordusu ve devșirme fașist ҫetelerin Efrini ișgal girișimine göz yumarken veya teșvik ederken; Türkiye ve Kuzey Kürdistan ve/veya Rojava’da yașayan halkların ҫıkarlarını ve kazanımlarını korumak amacıyla deḡil; Türkiye Cumhuriyeti devleti ve hükümetini kendilerinin bölgedeki ҫıkarları iҫin, bölgede ҫatıșma aracı olarak kullanmaktır.

Öyleyse; gerek Orta-Doḡu, Mezopotamya  halkları ve gerekse dünya halkları; aralarındaki ulusal ve kültürel farklılıklarını bir kenara bırakarak, ortak düșmanları olan emperyalist-kapitalist sistemin egemenlerine  karșı ortak harekete geҫmeli, halkların geleceḡinin umudu olan Rojava devrimine sahip ҫıkmalı, emperyalist haydutların ve bölgedeki ușaklarının Orta-Doḡu’daki katliamlarına, yeni savaș senaryolarını sahneye koymalarına engel olmalıdır.

Dünyanın neresinde olursa olsun; eḡer yüreḡiniz, bombardımanlar sonucu yașamını yitiren körpe ҫocuklara, hasta ve savunmasız insanlara, milyonlarca insanın kendi topraklarını terketmelerine ve akıl edemediḡiniz yollarda yașamlarını yitirmelerıne, sakat kalmalarına yanıyorsa; bu savașlara sebep olan emperyalist-kapitalist sisteme karșı ҫıkmalı, bölgede emperyalistlere ve onların ușaklarına karșı mücadele eden devrimci güҫlerle dayanıșma iҫinde olmalısınız. Dünyanın bir köșesinde, her türlü konvansiyonel, kimyasal silahların kullanılarak bölgedeki ülkelere müdahale edilmesi, ülkelerin ișgal edilmesini film seyreder gibi seyredemezsiniz! Amerika’da, Rusya’da, Avrupa’da yașayan hiҫ kimse kendisinin bu savașın dıșında olduḡunu düșünmemelidir. Dolaylı ya da dolaysız, herkes bu savașa dahildir.

Bugünkü koșullar; 2018 Newroz‘unu farklı bir șekilde kutlanmayı dayatmaktadır. Bu Newroz’u sadece Mezopotamya ve Orta-Doḡu halklarının Dehak’a bașkaldırı günü olarak deḡil; bölge ve dünya halklarının, bölgeye müdahale eden „modern“ Dehaklara karșı, bașkaldırı, dayanıșma ve sahiplenme günü olarak kutlanmalıdır.

2018 Newrozunun meșalesini elinde tutan Afrin direnișҫileri, yaktıkları Newroz ateșinin bölgeye yayılan sıcaklıḡıyla; dünya halklarının dayanıșması ve mücadeleyi sahiplenmesiyle; fașist TC ordusu ve devșirme fașist ҫetelerini püskürtecektir. Bașta Almanya olmak üzere; bütün Avrupa ülkelerinde yașayan halklar;  TC devletine silah satan, bölgedeki savașın organize edilmesi iҫin istihbarı bilgiler saḡlayan, bölgenin yeniden paylașılması iҫin dolaylı ya da dolaysız savașın iҫinde yeralan, bölge halklarının kendi kaderlerini kendilerinin belirleme hakkını ihlal eden kendi hükümetlerine karșı ҫıkmalıdır. Bu karșı ҫıkıș, Newroz törenlerine yansıdıḡı oranda, Suriye ve Kürdistan’daki direniș de o kadar güҫlenecek ve zafer yakınlaștıracaktır.

ADHK olarak; Mezopotamya halklarının diriliș ve bașkaldırı bayramı Newroz‘u kutlarken; tüm uluslardan ișҫileri, emekҫıleri, kadınları ve genҫleri anti-emperyalist, anti-fașist mücadele iҫinde yeralmaya, kapitalizmin tek alternatifi olan sosyalizmin örgütlenmelerini yaratmaya ҫaḡırıyoruz.

Kahrolsun  Emperyalizm, Fașizm ve Her Türden Gericilik!

Kahrolsun Paylașım Savașları!

Yașasın Newroz!

Newroz Piroz Be!

Yașasın Ulusların Kendi Kaderlerini Kendi Tayın Hakkı!

Yașasın Enternasyonal Dayanıșma!

ADHK (Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu)