Londra 8 Mart etkinliği

Avrupa Demokratik Kadın Hareketi Britanya’nın 8 Mart vesilesiyle düzenlediği     ‘8 Mart ve son siyasal süreç’ konulu paneli gerçekleştirildi. Panel saygı duruşu ile başladı.
Sosyalist Meclisler Federasyonu ve HDP milletvekili Dilşat Canbaz Kaya’nın katıldığı programda, 8 Mart özgülünde kadın mücadelesi, Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da kadınlar üzerinde mevcut iktidarın gün geçtikçe artan baskıları ve karşısında gelişen direniş ruhuna değinilerek aynı zamanda Leyla Güven şahsında hapisanelerdeki devrimci tutsakların sesi olunmasına dair bilgilendirmeler yapıldı. Yerel seçimlerin de ele alındığı programda milletvekili Kaya’nın açıklamaları şöyleydi;

Biz ne zaman çoğalırsak o zaman sıkıntı başlar

“ Bugün devam eden bir tecrit var ve Leyla Güven şahsında tüm tutsaklara dair olan temel hakların verilmesini isteyen bir talep var. Bizler için tecrit parlementoda, vekiller olarak, Aleviler olarak, Sosyalistler olarak, Cumartesi anneleri olarak zaten bizler tecrit altındayız.
3. havalimanında işçilerin haklarının gözardı edilmesi bir tecrit, basının susturulması, sokağa çıkmama durumu bir tecrit. Bizler daha yaşanılır bir ülke için mücadele ediyoruz ve kadınlar olarak bunun neresindeyiz derseniz tam da ortasındayız. AKP 17 yıllık iktidarında gerici politikaları sonucu birçok yasa çıkardı ve bu yasalar öncelikle kadınları ve çocukları vurdu. Güvencesiz yaşıyoruz sendikalarda, yönetim mercilerinde, parlementoda sesimizi kıstılar. Kadın erkek eşitliği komisyonu var parlementoda fakat yarısından fazlası erkek bu anlamıyla bir çok yasayı çıkarma şansınız olmuyor. AKP’den bu yana binlerce kadın katledildi. 12 Eylül’de kadına yönelik taciz ve tecavüz hep saklandı ve biz bunları sonradan kitaplardan öğrendik. Ama bugün bizlere yönelik tecavüzü dillendir- sekte yasalarla bunu meşrulaştırdılar. Şunu akıldan çıkarmamak lazım biz ne zaman çoğalırsak o zaman sıkıntı başlar.

Bir ezan sesi meselesi başlattılar. Binlerce kadının toplandığı Taksim meydanında kadınların gücünden korkan iktidar, ‘ezanı yuhladılar’ diyerek bize yöneldiler. Sonrasında Kürt halkı üzerinde genel bir saldırının devam ettiği bu süreçte bu saldırının adresini bilinçli değiştirip din üzerinden gerici faşist bir çevreyi kışkırtmaya çalıştılar ve bunuda kadınlar üzerinden yaptılar. Bu gerici odakları sokaklara saldılar. İstanbul HDP İl binasına saldırı düzenlediler. Ondan değilseniz Alevi, Kürt, kadın, doğa ile ilgili iseniz size düşmanlar. “ ben varsam siz varsınız, yoksam yoksunuz” tehditleri yapıyorlar.

Bizim  kadınlar olarak halklarla bir sorunumuz yok. Bizim sistemle sorunumuz var bu yüzden örgütlülüğü önemsiyoruz.
Bu saldırılar daha artarak devam edecek. Onlarca gazeteci, yüzlerce siyasetçi içeride, bir partinin genel başkanları içeride ve böylesi bir ortamda yine bir seçime gidiyoruz. Her iki yılda bir seçim yaşanıyor ülkede. Ama bu seçim egemenler tarafından medyası tüm baskı araçları ile topyekün bir savaşla bizlere karşı yürütülüyor. Bizlerin sesini kısarak medya araçlarını kullanmamızı engelleyerek yapıyorlar.
Bu seçim sürecinde bir tarafta Millet ittifakı bir tarafta Cumhur ittifakı var ve bu ittifakları oluşturan tüm partiler bu ülkenin tarihine katliamlar bırakmış partiler. Bu durumda halk biz bunları nasıl göndereceğiz sıkıntısı içinde. Ama biz sosyalistler biliyoruz ki Orta Doğu’da hiç bir diktatörlük seçimle gitmemiştir. Bu nedenle yapılması gereken mücadelenin yükseltilmesidir.

Kadın Yönetime, Kadın İktidara

Bu seçimin bizler açısından neler getireceği oldukça önemlidir. Özellikle partilerin biz kadınlara, gençlere, çocuklara ve çevreye dair politikaları yoksa, geleceğe dair politikaları yoksa birşey başaramazsınız. Bu anlamıyla yerel yönetimler anlayışımız doğrultusunda ‘Kadın yönetime, Kadın iktidara’ şiarımızla Dersim’de aday olan üç kadın Birgül, Derya ve Sabahat yoldaşlarımıza buradan selam yolluyoruz.
Bu arada saldırılar aralıksız devam ediyor. İki gün önce Sosyalist Meclisler Federasyonundan 8 yoldaşımız gözaltına alındı. Bize şiddeti, tutsaklığı kanıksatmışlar. Korkutmuşlar, sindirmişler. Ama bunu tersine çevirebiliriz. Yeniden birşeyleri inşa edebiliriz. Yeni insan, yeni yaşam söylemimiz ileridir ve geçmiş tarihimizden öğrenerek yeniyi yaratmalıyız. Demokratik Kadın Hareketi olarak biz diyoruz ki; kadınlar olarak önce kendimizi sonrada dünyayı değiştirebiliriz” diyerek konuşmasını sonlandırdı. İkinci bölümde gelen soruların ve yorumların ardından cevaplandırma yapılarak etkinlik sona erdi.