Yaşamı vareden kadınlar asırlardır yok sayılsa da kadının varlık mücadelesi hiç durmadı/durmayacakda…

İnsanın özü emek ise; kadın bu emeğe değer katan, yaşanır kılan ve ona yolaldırandır.. Kadın emekle hayatı varetti ama yarattığı hayat O’nu hep yok saydı. İradesi, kararları, bedeni, kimliği ve kişiliği her dönemde de saldırıya uğradı. En çok da bu saldırılara ”Hayır” dediği oranda şiddetle karşı karşıya kaldı. Toplumsal değer yargılarına, erk egemen zihniyetin gerici, vahşi saldırılarına başkaldırdığı ölçüde hep şiddet gördü..
Ancak asırların baskısı; ne kadının varolma mücadelesini, nede gerici toplumsal değer yargılarına ve emperyalist kapitalist sistemlerin vahşi saldırılarına karşı başkaldırışını durdurabildi..Durduramazdı;

Çünkü kadın; yaşamı dört duvar arasından çıkarmış ve sokağa ,meydanlara indirmişti bir kez.

Çünkü kadın; doğruyu savunan, Adaleti, Özgürlüğü, Eşitliği savunandı.

Çünkü kadın; yaşamı anlamlı kılan, emeği savunandı.

Çünkü kadın; insanlığın üzerindeki bütün gerici baskılara karşı çıkan ve geleceği savunandı.

Çünkü kadın; başka bir dünya, yaşanılası bir dünya isteyendi.
O nedenle kadınlar, mücadele ederek her baskıdan daha güçlü çıktılar. Güçlendikçe yaşamdaki yerlerini de aldılar. Böylelikle yaşamda aldığı her yer kadına daha çok söz söyleme hakkı doğurdu. Toplumsal her sistemde kadının hem varlığı hemde sözü yok sayılsa da ; her  dönem kadınlar bütün varlığıyla sözünü söylemekten geri durmadı.
En çok da kadın; devrim mücadelesinde , toplumsal isyanlarda sözünü söyledi. Yani geri ve eski olanı yıkmada ve yeniyi kurmada hep sözü vardı. En çok baskıya Onlar uğruyorsa en çok başkaldıran da Onlar olmalıydı.
Günümüze kadar bütün devrim mücadelelerinde kadınlar da tarih yazdı erkek yoldaşları gibi. Ve ardıllarına direnişlerini miras bıraktılar. Gösterdiler ki kadınlar sadece ezilen, mağdur olan, zayıf olan, edilgen, pasif olan  değil; yaşatan, üreten, değer katan , isyan eden, eskiyi yıkan ve yeniyi yaratandır.
İşte bunun son örneğini Sudan’lı kadınlar bütün dünyaya bir kez daha duyurdular. 30 yıllık tek adam diktatörlüğüne karşı Sudanlı kadınlar sokağa döküldü ve 22 yaşında Alaa Sarah’ın ”Kadının Yeri Devrimdir” sözü sınırları aşarak isyan eden kadının neleri hedefleyeceğini ve neleri başaracağını gösterdi. Ordu yönetime elkoysa da Sudanlı kadınlar orduya karşı da direniyor ve sivil yönetim istiyorlar.

Yeterki kadınlar isyanını örgütlesin; doğru toplumsal politikalarla, yerinde ve zamanında harekete geçtiklerinde başaramayacakları hiçbir şey yoktur.

Kadınlar olmadan devrimler rengini bulamayacak…

O halde örgütlenerek güçlenmeye, gücümüzle söz söylemeye diyoruz…
Avrupa Demokratik Kadın Hareketi

11.Dönem Komisyonu.