ADKH 12.KURULTAYINI  FRANKFURT’DA GERÇEKLEŞTİRDİ

 

”Emeğimizin Gasbı, Hayatımızın Gaspıdır” sloganıyla başlayan merkezi kampanya delege ve konukların tartışmalarıyla sonuçlandırıldı.

Salonun girişinden başlayan zemine yapıştırılmış,üzerinde enteresan sözlerin bulunduğu; ”Her istek kendine bir yol bulur”,”Kadının direnişi kadına mirastır” ve çocuk ayak izlerinde yazan ”Çekin kirli ellerinizi üzerimizden”…gibi renkli ayak izleri; katılımcıları kadınların pankartına götürüyordu.

Yoklama ve saygı duruşuyla başlayan kurultay, açılış konuşmasının ardından gündemlerle devam etti.

Komisyon üyesi yaptığı açılış konuşmasında; ”Ülkemizde ve dünyada kapitalist emperyalist sistemler gerek kendi yarattığı krizleri önlemek gerekse de karanlık ve kirli iktidarını uzun süre ayakta tutmak için ezilen halklara yönelik saldırılarını her alanda devam ettirmektedirler .Yaşadığımız Avrupa ülkelerinde de bizler çok iyi biliyoruz ki; onların sözde ”sosyal devlet” dedikleri, içeride işçi sınıfı ve göçmen halkların alınteri üzerinden yükselirken, dışarıda da az gelişmiş ülkeleri parçalayarak, halkların yaşamını talana çevirerek gerçekleşmektedir.”

”Ülkemizde de zorbacı rejim; içerisiyle dışarısıyla halklara tektipleşmeyi dayatmış, Leyla Güven, onlarca tutsak ve analar açlık grevindedir.

Şeklinde genel vurgusunun ardından sisteme karşı duruşları da şu şekilde özetledi; ”Bütün bunların yanında, erk egemen sisteme karşı mücadeleler de halkların özgün örgütlülükleriyle  devam etmektedir. Paris’in sokaklarında ”Sarı yelekliler”hareketi gibi sınıf hareketine; ”Mor Dalga” nın yükselişi gibi kadınların isyanına ivme katan hareketler gibi…Ayrıca Sudan’lı kadınların tek adam diktatörlüğüne karşı sokaklara taşıdığı ”Kadın nın yeri devrimdir”, ”Mermi öldürmez, sessizlik öldürür” mesajı bütün dünya emekçi kadınlarına mesaj verir nitelikteydi. 

 

Antropolog, araştırmacı,yazar Sibel ÖZBUDUN’ un yaptığı sunum çeşitli alt başlıklar içerisinde tartışıldı. Sibel ÖZBUDUN , sözlerine ”Öncelikle üzerimde bir selam var Ovacık’tan başlayıp Dersim’e uzanan ondan sonra büyün coğrafyaya açılacağını umduğumuz o umut çiçeğinden selamlar getirdim. Dersim de olan hepimiz için bir umut kapısının yeniden aralanmasıdır. Bir yol açılıyor hepimiz bu yola omuz vermek durumundayız arkadaşlar ,elimizden ne geliyorsa ne yapıyorsak bu selamı ve bu dayanışma çağrısını lütfen kabul edin” diyerek kitleyi selamlayarak başladı.

”Benim kadınlığa ilişkin bilincim 1970 li yıllarda sosyalizmin hegomonik olduğu dönemlerde biçimlendi. Biz emek eksenli düşünmeye alıştık. Dolayısıyla birincil sorunumuz kadınların nasıl üretime dahil olacağıydı. Sanayinin muzaffer çağıydı Batı dünyası…Kadınların sanayi işçileri olarak durumlarının düzenlenmesiydi. Çünkü kadınlar yedek proletarya, yedek işçi ordusu olarak değerlendirildi.Yani kapitalizmin normal olarak işlediği dönemlerde yığınsal olarak işe aldığı, krize girdiği anda da yığınsal olarak kapı dışarı edildiği, düşük ücretle çalıştırabildiği bir yedek iş gücü ordusu olarak gördü.” Kadın emeğinin her kıta da nasıl sömürüldüğünü somut örneklerle tartışılmasını sağladı. ADHK dönem başkanının sunduğumücadele ve tebrik mesajının ardından, ADKH kurultayı faaliyet raporunun tartışılması ve yeni yönetim organlarının seçilmesiyle “jin jiyan azadi” sloganı ile sonuçlandırıldı.