‘115 hamile çocuk’ skandalını ortaya çıkaran memur konuştu: 2016 ve önceki yıllara bakamadım bile

Ocak 19, 2018 de ANASAYFA Berna tarafından

İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi’ndeki ‘hamile çocuklar skandalı‘nı ortaya çıkaran memur, hastaneye yılda 450-500 civarında hamile çocuğun getirildiğini belirterek olayı ortaya çıkarırken dışlandığını anlattı.

Kanuni Sultan Suleyman Dogumhastanesi’nde 18 yas alti kayda alinmayan gebelikleri ortaya cikaran sosyal hizmetler gorevlisi Iclal Nergiz

Küçükçekmece ilçesindeki Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne 2017’de beş aylık süreçte getirilen yaşı 18’in altında 115 çocuğun kayıtlara geçmediği ve polise suç ihbarında bulunulmadığını ortaya çıkmıştı. Bu çocuklardan 38’inin ise 15 yaşından küçük olduğu öğrenilmişti.

Hürriyet’tan Dinçer Gökçe’nin haberine göre, skandalı ortaya çıkaran ve aynı hastanede Haziran 2012’den beri görev yaptığını söyleyen sosyal hizmet uzmanı İclal N. süreci şöyle anlattı: “Ailemden aldığım eğitim gereği mesleğimi en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum. 9 Mayıs 2017’de hastanenin Sosyal Hizmet Birimi’nde görev almaya başladım. Olay önce, hastaneye gelen ve hamile olduğu anlaşılan 17 yaşındaki bir çocuğun raporu ve emniyete yapılması gereken bildirim yazısının olmaması ile ortaya çıktı. O gün benim yerimde nöbetçi olan N. D.’den gerekli evrakları istedim. Ancak bunlar verilmedi. Bu durumu tutanak altına aldık ve hastane yönetimine bildirdim. Bir süre sonra geçmiş ayları kontrol ederek eksik bir evrak olup olmadığını tespit etmek istedim. Ben bu birimde 2017’de göreve başladığım için 1 Ocak 2017- 9 Mayıs 2017 dönemini kontrol ettim. 2016 ve önceki yıllara bakamadım bile.”

“TUTANAKLA İLGİLİ İŞLEM YAPILMADI”

“5 ay 9 günlük süreçte hastaneye gelen 18 yaşın altındaki hamile çocuk sayısı 250 civarında. Bu çocuklardan 115’i için emniyete bildirimin yapılmadığını tespit ettim. Diğer çocuklar için bildirim yapılmış. 115 çocuk ile ilgili emniyet birimine bildirim yapılmadığı gibi hastane polisinin protokol defterinde de kayıtları yok. Yaptığım tespiti tutanak altına alarak başhekim yardımcısı A. A.’ya bildirdim. Tutanağın tarihi 12 Haziran 2017. Ancak bu tutanak ile ilgili bir işlem yapılmadı. En son, dilekçe ile başvuruda bulundum. 15 gün içinde dilekçeye yanıt verilmesi gerekirken yine yanıt gelmedi. 29 Eylül günü başhekim yardımcısı A.A.’nın odasına giderek sözlü olarak da dilekçenin akıbetini sordum. Bu görüşmeden 3 gün sonra görev yerim değişti. Hastane binasının dışında Sefaköy’de bulunan Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde görevlendirildim. Bu birime görevlendirildikten sonra avukatımla da konuşarak konuyu savcılığa bildirmeye karar verdim. Elimdeki listeler, tutanakları diğer evraklarla birlikte savcılığa başvurduk. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı ihbar dilekçemden sonra, 3 Ekim günü ifademi de aldı.”

Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi’nin kadın doğum ve çocuk hastalıkları alanında iyi bir konumda olduğunu ve yılda 450-500 civarında 18 yaş altı hamile geldiğini belirten İclal N., “Bizim görevimiz, çocuk yaştaki hamile çocuklar ile ilgili durumu bir üst yazı ile polise bildirmek. Eğer acil bir vaka varsa, çocuğu önce hastanede koruma altına alırız. Direkt ilgili polis birimine haber verilir. Ki polis de artık bu konularda çok hassas ve hızla duruma müdahale ediyor” dedi.

“ÇALMADIĞIM KAPI KALMADI”

İclal N. çalıştığı alan itibari ile cinsel istismar mağduru çok sayıda çocuk ile görüştüğünü anlatarak şunları anlattı: “Hayatım boyunca unutamayacağım bir çocuk var. Yaşı 16’ydı. Tecavüze uğramıştı. Ailesi hastaneye getirdi. Esasında kürtaj yaptırmak istemişler ama çok geç kalınmış. Doğumhaneye indirilince benim de haberim oldu ve doğumhaneye indim. Burada 5-6 kadın daha bulunuyordu. Bu çocuk da doğum için buraya getirilmiş. Ben oraya gittiğimde, doğum sancısı çeken kadınların çoğu çığlık çığlığaydı. Ben 32 yaşındayım bu yaşımda ben bile öyle ortamda korkarım. O çocuğun yanına gittim. Kadınların çığlıkları nedeni ile çok korkmuş ve ağlıyordu. O çocuğun o ağlayışları hâlâ kulaklarımda. 4 yıl önce yaşadığım bu olay bende büyük bir etki yaratmış durumda. Bugün bu 115 çocuk ile ilgili derdimi anlatmak için çalmadığım kapı kalmadı hastane içinde. Üstelik dışlanan ben oldum.”

“ÇARESİZ DURUMDALAR”

İclal N. tespitini yaptığı 115 çocuktan 39 Suriyeli çocuğu hatırlattıldığında ise “Bu insanlar savaştan kaçıp gelmiş. Çok çaresizler. Dil bilmiyorlar, çoğu okula gitmiyor. Para yok… O çocukların kim bilir ne hayalleri vardı. 16 yaşında hamile kalan Bayır Bucak Türkmen’i bir kız geldi hastanemize. Bu kız ile uzun bir vakit geçirdim. Dini nikahlı olduğu 18 yaşındaki başka bir çocuktan hamile kalmış. Kızı ile ilgilendiğim için annesinin bana sarılışını unutamam” dedi.

Küçükçekmece savcılığı, konuyla ilgili iki hastane görevlisi hakkında ‘suçu bildirmemek’ ve ‘çocuklara cinsel saldırı’ suçları kapsamında iki ayrı soruşturma yürütüyor.